Bir Ruyanin ardindan : Motosikletle Alpler gezisi

Gezi Tarihi :  15 Eylul – 27 Eylul 2012

Universiteye basladigim zamandan beri motosikletle dunya turu yapma hayalim olmustu. Biraz baslamistim da , Cin mali bir motosiklet alip Antalya ve Bursaya yolculuklar yapmistim.

mondial

Yil 2005: Mondial Motosikletim, Antalya seyahati oncesi

Ne cahillik ama,  motosiklet giysileri yok , ailenin haberi yok, para yok dogru duzgun.. Tek olan sagi solu oynayan, gitmesi bile mucize olan bir motosiklet.

Belki de cahillik degildir, ne biliyim bu “modern hayat” biraz paranoyak ve obsesif yapmistir. Ama tek bildigim simdi kafamdaki dunya turu konsepti ile cok benzer olmadigi o gun yaptigimin.

Neyse, gelelim simdiki duruma. Bir Honda Transalp Motosiklet aldim Hollandaya yerlestikten sonra. Tam boyle bir dunya turu motosikleti. Ama bende Dunya turu yapcak durum olmadigindan biraz daha kucuk birsey yapayim dedim. Yol arkadasimla karar verdik,(yol arkadasimin da Honda Transalp’i var) motosikletin model ismine uygun olarak Alplere gidelim diye.    Isin asli motosikletin modelinin pek bir etkisi yok bu kararda, Avrupanin en unlu daglarini gormek istedik- eger Hollanda gibi deniz seviyesinin altinda biryerlerde yasiyorsaniz dag gormek bayagi onemli bir hale geliyor. 2 haftalik bir gezi planladik. Varsayimlarimiza gore 5000 km civari surecekti.

alps_2_01

Yil 2012 : Honda Transalp, Alp Daglari Yolculugu oncesi

Bu yazida biraz gezi gunlugumden notlar aktarmak, biraz da hatirladigim yolculuk ayrintilarindan bahsetmek  istiyorum. Klasik motosiklet gezi yazilari gibi suraya gittik, burayi geldik, lastik patladi akisini takip etmeyim dedim.

Biraz on bilgi

Yol arkadasimdan bahsetmistim. Benim gibi Hollanda’da yasayan ve benzer hobilere sahip oldugum birisi. Tanisikligimiz bu seyahatten 8 ay oncesine dayaniyor.  2 haftalik bir yolculukta sorun cikabilir diye dusunuyorduk ilk etapta, sonucta az taniyorduk birbirimizi, ama hikayenin sonunu bilen birisi olarak bu korkumuz basimiza gelmedigini soyleyebilirim- ufak tefek gerginlikleri saymazsak.

Ikimizin de motosiklet tecrubesi cok degildi. Yukarida bahsettigim gibi Turkiyede bir motosikletim vardi, ama ne bu kadar buyuktu ne de boyle ciddi bir yola cikmistim daha once. Arkadasimin  da ayni sekilde. Ayrica lutfen Turkiyedeki Surucu Ehliyetlerinin nasil verildigini de bir dusunun.

Motosiklet tecrubesi derken , hem surus becerileri, hem de planlama, yukleme vb. gibi lojistik tecrubesinden bahsediyorum.

Zaman sikintisi ve usengeclik sagolsun, onceden planlama da yapmadik. Yolda karar veririz dedik.

Konaklama konusunda pek dusunmedik, yorulunca GPS den en yakin kamp yerini seceriz dedik. Tabi cadir ve tum ekipmanlarimiz vardi yanimizda. Bir de Avrupada inanilmaz yaygin olan parali “yari dogal” kamp yerlerine guvendik.

Yani anlayacaginiz, rasyonellikten uzak birkac nokta vardi yolculugumuzda.

Yolculuk

Biraz sondan baslayim, tamamladigimiz rota. Sirasi ile, Hollanda, Belcika Ardenleri, Luxemburg Ardenleri, Almanya. Isvicre, Avusturya, Italya, Isvicre,  Fransa. Almanya, Hollanda seklinde bir tur oldu.

Gun gun anlatmak istemiyorum yolculugu, cunku biryerden sonra tekrar ediyor kendini: Yol, dag, yemek, kamp , zor kivrimlar, yorgunluk…

Onun yerine ozet gececegim mekanlari/anilari.

Yolculuk Rotasi

Yolculuk Rotasi

Daglar

Continue reading

Advertisements

Barcelona

Noel arefesinde Barselona

Bir barselona klasigi Sagra de Familia

Bir barselona klasigi Sagra de Familia

Biraz cekincelerimiz vardi Noel zamani Barselonaya gitmek konusunda, birkac uyari almistik arkadaslarimizdan bununla ilgili. Dukkanlarin bos, sehrin nispeten yavas olacagini soylemislerdi.

Biz gene de riski aldik, aldigimiza da degdi. Cok bir turist trafigi olmadigi icin sikilmadik, oyle cok da etkilenmedik kapali dukkanlardan, bir alisveris amacimiz olmadigi icin.

Eixample bolgesinde bir otelde kaldik. Sehrin biraz daha ust seviye ve yerel bir bolgesi – Sagra da Familia kilisesi burada olmasina ragmen. Burada kalmayi tavsiye ederim, biraz sehrin genclerinin bulundugu bolgeye(El Born) uzak ama turist gurultusu ve pahaliligindan kurtariyor insani.

Guzel bir sarap mekani – restorant da bulduk orada : Los Bellota(Marina 298) Fiyatlari gayet uygun ve orijinal bir menusu var. Populer atistirmaliklar disinda “Iberico Ham” lerini kendileri yapiyorlar ve sunuslari guzel. Saraplari yerel ve ucuz(cok bir sarap kulturumuz yok tabi). “Callos” diye isimlendirdikleri iskembe yemekleri var, salcali ve sarimsakli pisiriyorlar, gayet orjinal geldi bize.

Sehrin bizim acimizdan en ilgi cekici yeri El Born oldu. Jaume I ve Barcolanata istasyonlarinin arasinda kalan bolge Beyoglunun ara sokaklarini andiriyor. Bir cok guzel restoran, sanat galerisi ve butik dukkan var. Birdahaki gelisimizde burada kaliri diye dusunduk, cunku gecirdigimiz 5 gunun 3 unde buraya ugradik.

El Born

El Born

Bir baska ilgimizi ceken de, La Ramladan denize inerken Boqueria yi gecinde sagda kalan bolge idi. Cok degil 5 dakika yurudukten sonra hafif urkutucu bir ortam gorulebiliyor. Bekleyen hayat kadinlari, mahallenin bickin delikanlilari, derme catma bakkallar, eski usul berberler karsiliyor sizi. Biraz daha yurudukten sonra batiya dogru, birnevi Turk mahallesi basliyor : “Rambla Raval” civari (bunu dukkan isimlerinin Turkce olmasindan cikardik). Ilginc bir durum aslinda, sehrin en unlu “highlight” caddesine 500 metre mesafede boyle bir ortamin olmasi.

Sehrin bir baska bolgesi Barcelonata, sehre en yakin plajin bulundugu yer. Internetteki bazi kaynaklara gore yapay bir plaj ama biz farketmedik bunu. Biraz daha pahali restoranlar var etrafta. Biz sansimizi “Martin Villoro” dan yana kullandik.(Passeig de Joan de Borbo 72,) Paella , ahtapot salatasi. Garsonlarin tavirlari cok dogal, hicbiri Ingilizce bilmiyor, ya da motive degil Ingilizce konusmaya.  Mekan Barcelona ortalamasina gore pahali olmasina ragmen tiklim tiklimdi bir pazar ogle vakti – bir ailenin masasini paylasmak durumunda kaldik. Mukemmel olmamakla beraber gidilebilecek restoranlardan bizce.

Biraz daha yemekten devam edeyim, arkadaslarimizin tavsiyeleri isiginda(onlarin blogunu referans olarak kullandik : Yolculukta:)) Origens ve Sagardi.

Origens gittigimiz fiyat/performans orani en iyi restoran sanirim. Yerel yemekler(gercekten yerel, populer ispanya/Katalonya yemeklerinden bahsetmiyorum) ve fiyatlar cok cok uygun. Birkac ornek : Elma dolmasi, beyaz balik – kabak yemegi, murekkep baligi-sosis yahnisi, mercimekli ahtapot pilavi. Yer El born bolgesinde.

Digeri Sagardi, bu biraz daha pahali bir restoran. ilk etapta biraz suphe ile yaklastim, biraz kasinti olacak, garsonlar gergin gergin surekli birseyler soracaklar sandim, ama icerisi gayet rahatti. Katalonya cider’i ve mangalda “yasli” inek kaburgasi soyledik. Menulerinde yazana gore en iyi et 6 yasindaki inekten geliyormus, daha iyi inek kaburgasi yemedigim icin simdiye kadar buna katilmak durumundayim! Sinirsiz Cider icme olayini da sevdik, gidip ficidan kendiniz doldurabiliyorsunuz istedikce.

2012-12-24 21.22.46

Sagardi inek kaburgasi

Yemeklerden biraz da pazarlara gecmek istiyorum. Lokal marketler cok ulasilabilir merkezde, biz uc tanesini ziyaret ettik : La Boquria(La Rambla uzerinde, biraz turistik), Santa Catarina (El Born da, nispeten daha yerel) ve Sant Albert (biraz daha merkezin disinda ve en buyugu.). Zaten pazar , hal tarzi yerleri gezmeyi sevdigimizden(ozellikle kasap ve balikcilari) cok hosumuza gitti bunlar. Yerel aliskanliklari ogrenmek icin daha iyisi yok zaten.

Kasap tezgahlarinin sunusu

Kasap tezgahlari

Deniz urunleri bakimindan cok zengin bu pazarlar . Isin dogrusu biraz buruldum bu standlari gezerken, bizim denizlerimizi nasil degerlendiremedigimiz aklima geldi.

Zengin Deniz Urunu tezgahi

Zengin Deniz Urunu tezgahi

Kucuk bir ayrinti : Ege Denizi etrafinda balik yemi olarak kullanilan sulunezin guzel bir yemegi var, midye gibi haslayarak yapiliyor. Tadi da guzel, midyeyi aratmiyor.

Canli Sulunezler

Markette canli Sulunezler

Donus ucagimiz Reus havaalanindan oldugu icin son gunumuzu Tarragona isimli bir kasabada gecirdik, havaalanina yakin olmak icin. Kucuk, tipik bir Avrupa kasabasi, bizim Focayi andiriyor. Ugrayip biraz dolasmak icin ideal.

Reus Sokaklarindan

Reus Sokaklarindan

Yemekten cok farkli olarak, Barselona polislerinin davranislari ilgimizi cekti. Onlar da biraz “hasin” ler. Sokaktaki polis sayisi da fazla, kuzey Avrupa ulkeleriyle kiyaslandiginda ozellikle.

Baska bir animiz da sokak saticilari ile polisler arasindaki iliski hakkinda.

La Rambla girisinde 10 kadar sokak saticisi, canta, kemer vb replikalari satiyorlardi. Daha sonra polis arabasi yanasti. Polis ile bir satici gozgoze geldi. Ne polis indi arabadan, ne satici kimildadi yerinden ilk etapta. N polis kovalamak istiyordu, ne seyyar satici kacmak. Ikisi de uzerlerindeki rolu oynamaktan sikilmis, yavas isteksiz. Sonunda seyyar saticilar gostermelik uzaklasti, polis de baska bir sokaga surdu arabayi.

Bu olaylari/gozlemleri sanirim ulkedeki politik/ekonomik gerilimlerle iliskilendirmek mumkun.  Biraz tanidik gelmedi de degil bize.

Chicago

Tarih : 17 Temmuz – 26 Agustos 2012

Sirketimin Chicago ofisinde bir pozisyonu denemek icin 1.5 ayligina geldim sehre. Begenmem durumunda buraya yerlesmem soz konusu idi. Fakat kiz arkadasimla bunu istemedigimize karar verdik. Bu sayfada sehirle ilgili tespitlerimi yazmak istedim.

Sehrin merkezinde , 34 uncu katta bir ev tutmuslar benim icin.

chicago_15

Evimin balkonundan cektigim fotograf. Kackarlarda 3000 metre sinirinda kamp yaptigim gunler geldi aklima bulutlari o kadar yakinda gorunce.

Continue reading